|
Saffet Abdullah Güllaçları 1881 yılından beri Şehremini 'de faaliyet
gösteren bir aile şirketidir. Halen 4. Kuşak olan
Volkan ARSEVEN'
de diğer kuşaklardan aldığı bu sırrı en iyi şekilde icra etmekte ve
Bayrampaşa da ki imalathanesinde, seçkin personelleri ile güllaç üretimine
devam etmektedir.
Güllaca fazla malzeme katmaya
gelmez. Ceviz mubahtır ama abartmadan. Karadenizli müteahhidin
İstanbul'a ettiğine benzer bir etki yapan fındık; baklavadan, kadayıftan
özenti şamfıstığı serpmek ise resmen suçtur, günahtır. Kokulu çilekle,
kiraz şekeriyle, hele de yeniyetme kiviyle süslemek düpedüz rüküşlüktür.
Güllaç, tadı rayiha gibi gizil, ışığı kendinden menkul, yarı saydam,
yarı sert bir tatlıdır. Bu nazik, mideyi ve ruhu telaşlandırmaktan
kaçınan tatlıyı kuruyemişin çıtırtısından, kokulu meyvenin tacizinden,
meyve şekerlerinin parıltısından kurtarmak, bütün bu gürültü dinince de,
onun ehli keyfe teslim ettiği lezzetini dinlemek lazım gelir. Nar
kıvılcımlarının yanıp sönen aydınlığında; gülünü de koklayarak.
Güllaç harita gibi girintili çıkıntılı yüzüyle bu topraklardaki Osmanlı,
bu şehirdeki Ramazan gibi bir şeydir. İsteyene kendini gösterir, kendini
hissettirir.Güllaç sarayda mermer tonozlardaki kıvrımsa, İstanbul'un
tevekkül semtlerinin cumbalarında danteldir. Osmanlı'nın bugün de süren
inceliğinin gastronomim halidir. |